top of page

Hayır demeyi neden öğrenelim?

  • Yazarın fotoğrafı: Uzm. Kl. Psk. Şeymanur Ertürk
    Uzm. Kl. Psk. Şeymanur Ertürk
  • 6 Ağu
  • 2 dakikada okunur

Hayır demeyi neden öğrenelim?

Hayır demeyi neden öğrenelim?

Son yıllarda “hayır demeyi öğrenmek”, psikolojik iyi oluşun temel göstergelerinden biri gibi konuşuluyor.

Sanki hayatı zorlaştıran şey “hayır” kelimesini söyleyememekmiş; onu söyleyebildiğimiz anda da birçok sorun kendiliğinden çözülecekmiş gibi…

Oysa mesele çoğu zaman bundan daha karmaşıktır.

Çünkü “hayır” tek başına işlevsel bir davranış değildir. Tıpkı “evet” demek gibi.

Bir davranışın sağlıklı olup olmadığını, yalnızca ne olduğuna bakarak anlayamayız. O davranışın kişinin hayatındaki işlevine de bakmamız gerekir.

Bu yüzden asıl soru “Neden hayır diyemiyorum?” değil, “Evet demek benim için neyi mümkün kılıyor?” sorusudur.


Hayır diyemeyen insanlar çoğu zaman başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koymaya alışkındır.

Kimin desteğe ihtiyacı var, kim kırılabilir, kim hayal kırıklığı yaşayabilir… Bunları fark etmekte oldukça başarılıdırlar.

Fakat aynı dikkat, kendi ihtiyaçlarına yöneldiğinde belirgin biçimde azalır.

“Ben ne istiyorum?” sorusu, çoğu zaman en son sorulan sorudur.

Bu yüzden sorun yalnızca hayır diyememek değildir. Hayır demeyi neden öğrenelim?

Sorun, insanın kendi yaşamında kendisine de yer açamamasıdır.

Bazen danışanlar, “Hayır demeyi öğrenirsem her şey düzelecek.” umuduyla gelir.

Belki bazı şeyler gerçekten değişir.

Fakat ardından başka bir gerçekle karşılaşırlar.

Çünkü mesele yalnızca yeni bir davranış geliştirmek değildir.

İlk kez kendi ihtiyacını görünür kıldığında, yıllardır kurduğun ilişki biçimi de değişmeye başlar.

Bazı insanlar buna uyum sağlar.

Bazıları ise seni, yalnızca hep ulaşılabilir olduğun hâlinle tanımıştır.

İşte zor olan da çoğu zaman “hayır” demek değil, bu değişimin doğurduğu belirsizliğe katlanabilmektir.


Bu yüzden terapide bazen “hayır demeyi öğrenmek” hedef değildir.

Önce şunu anlamaya çalışırız:

İnsan neden sürekli “evet” diyor?

Neyi koruyor?

Neden vazgeçemiyor?

Çünkü davranışlar boşlukta ortaya çıkmaz; bir ihtiyaca hizmet eder.

Sürekli evet demek de çoğu zaman kişiyi reddedilmekten, çatışmadan, suçluluk duygusundan ya da yalnız kalma ihtimalinden koruyan bir işleve sahiptir.

Bu işlev görülmeden kişiye yalnızca “Hayır de.” demek, yıllardır kullandığı bir dayanağı elinden almak gibidir.

Belki de asıl mesele hiçbir zaman “hayır” demek değildi.

Asıl mesele, kendi ihtiyaçlarını fark edebilmek ve onlara da başkalarının ihtiyaçları kadar değer verebilmektir.

Çünkü insan, nasıl bir hayat yaşamak istediğine karar vermeye başladığında, bazı insanlara zaten hayır demeye başlar.

Bu, öğrenilmiş bir teknikten çok; kendi yaşamıyla kurduğu ilişkinin doğal bir sonucudur.

© 2025 Klinik Psikolog Şeymanur Ertürk. Tüm Hakları Saklıdır..

bottom of page