top of page

Optimistlik-Zararlı İyimserlik

  • Yazarın fotoğrafı: Uzm. Kl. Psk. Şeymanur Ertürk
    Uzm. Kl. Psk. Şeymanur Ertürk
  • 8 saat önce
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 11 dakika önce


Optimistlik-Zararlı İyimserlik

İyimserlik Her Zaman İyi Hissetmek Değildir.


“Boş ver, düzelir.”


“Ben hallederim.”


“Şimdi bunu düşünmenin sırası değil.”


“Onun için güçlü durmam gerekiyor.”


Bu cümleler ilk bakışta oldukça sağlıklı görünebilir. Umutlu olmak, güçlü kalmak, iyi tarafından bakmak… Hepimiz zaman zaman bunlara ihtiyaç duyarız.


Ama bazen insan gerçekten umut ettiği için değil, başka türlü hissetmeye dayanamadığı için iyimser davranır.


Örneğin bir yakınımızın üzülmesini istemediğimiz için kendi sınırlarımızdan vazgeçebiliriz. Bir ilişkinin bitmesinden korktuğumuz için sorunları görmezden gelebiliriz. Birinin kaygısını azaltmak için kendi kaygımızı bastırabiliriz.


Üstelik bunu çoğu zaman “iyi bir şey yapıyorum” düşüncesiyle yaparız.


Çünkü o anda yaptığımız şey gerçekten de iyi niyetlidir. Karşımızdakini düşünürüz, onu korumak isteriz, ortam bozulmasın isteriz. Fakat bunu sürekli yaptığımızda, fark etmeden kendi hayatımızın merkezinden uzaklaşmaya başlayabiliriz.Optimistlik-Zararlı İyimserlik:


Bir süre sonra “Ben ne istiyorum?” sorusunun yerini,


“Onun için en doğrusu ne?”


“Böyle yaparsam üzülür mü?”


“Bunu söylersem ne olur?”


“Şimdi biraz daha sabretsem her şey düzelir mi?”


soruları alabilir.


İşte burada iyimserlik, umut veren bir tutum olmaktan çıkıp zor duygularla karşılaşmamak için kullandığımız bir yönteme dönüşebilir.


Çünkü bazen bir şeyi gerçekten istediğimiz için değil, başka türlü davranırsak ortaya çıkacak duygularla baş etmek zor geldiği için yaparız.


Birini üzmemek için susarız.


Birini kaybetmemek için kendimizden vazgeçeriz.


Bir ilişkinin bozulmaması için sorunları görmezden geliriz.


Ve bütün bunları yaparken kendimize “Ben sadece iyi düşünüyorum” deriz.


Oysa bazen iyi düşünmekle, kötü bir ihtimali düşünmeye dayanamamak birbirine çok benzeyebilir.


Her şeyin güzel olacağına inanmak elbette kıymetlidir. Ama bazen hayatımızda bir şeylerin yolunda gitmediğini fark etmek de gerekir. Bir ilişkinin bizi yorduğunu, bir kararın aslında bize ait olmadığını, birinin mutluluğunu korumaya çalışırken kendi mutluluğumuzu sürekli ertelediğimizi görebilmek…


Bunlar karamsarlık değildir.


Bazen sadece olanı olduğu haliyle görebilmektir.


Belki de kendimize sormamız gereken soru “Nasıl daha pozitif olabilirim?” değil.


“Ben şu an gerçekten iyi olduğum için mi böyle davranıyorum, yoksa kötü hissetmemek için mi?”


Çünkü bazen sürekli iyi tarafından bakmaya çalışırken, hayatımızda aslında bakmamız gereken yere gözlerimizi kapatıyor olabiliriz.


Ve belki de mesele her şeye rağmen umutlu kalmak değil; bazen insanın ihtiyacı daha olumlu düşünmek değil; olumsuz bir duygunun varlığına rağmen kendi değerleri doğrultusunda hareket edebileceğini fark etmektir.

© 2025 Klinik Psikolog Şeymanur Ertürk. Tüm Hakları Saklıdır..

bottom of page