top of page

İçsel ve Dışsal Denetim Odağı

  • Yazarın fotoğrafı: Uzm. Kl. Psk. Şeymanur Ertürk
    Uzm. Kl. Psk. Şeymanur Ertürk
  • 4 gün önce
  • 3 dakikada okunur

satranç tahtasında hamlelere odaklanarak taşları hareket ettiren kız

Sosyal medya akışlarımız, onay mekanizmalarımızın ana sahnesi haline geldi. Bir fotoğraf yüklüyoruz ve gözümüz ekranın alt köşesindeki kalplere, beğenilere, yorumlara kayıyor. Bir tatil karesi, şık bir yemek ya da ailece çekilmiş mutlu bir an... Ancak o ekranın arkasında sessizce çalışan bir terazi var: Değerimizi nereye göre ölçüyoruz?


Beğeni sayıları yüksek geldiğinde kendimizi harika hissedip, tek bir eleştirel veya soğuk yorumla günümüzü mahvediyorsak, direksiyonu başkalarının eline teslim etmişiz demektir. Psikolojide bu durum Dışsal Denetim Odağı olarak adlandırılır. Hayatımızın, duygularımızın ve özsaygımızın kontrolünü tamamen dış dünyadaki "hakemlere" bağladığımız bir durumdur bu.

Peki, bu direksiyonu kendi elimize alıp İçsel Denetim Odağı geliştirmek mümkün mü?


İçsel Denetim Odağı Nedir?

İçsel denetim odağı; bireyin hayatında yaşanan olayların, elde edilen başarıların veya karşılaşılan başarısızlıkların temel sebebini kendi eylemlerine, kararlarına ve tutumlarına bağlamasıdır.

İçsel denetim odağına sahip bir insan şu iki temel gerçeği çok iyi bilir:


  1. ⁠ Dış dünyayı ve insanların ne düşüneceğini kontrol edemem.

  2. Ancak kendi eylemlerimi, ne hissettiğimi ve tepkilerimi ben seçerim.


Sosyal medya veya günlük yaşam üzerinden bakarsak; içsel denetim odağı olan bir kişi, bir paylaşım yaparken veya bir adım atarken "İnsanlar ne der?" sorusundan önce "Ben bunu gerçekten istiyor muyum ve içinde kendimi rahat hissediyor muyum?" sorusunu sorar.


Dışsal denetim odağı nedir?

Dışsal denetim odağı (External Locus of Control), bir bireyin yaşamında karşılaştığı olayları, başarıları veya başarısızlıkları kendi davranışlarından ziyade dış güçlere (şans, kader, başkalarının kararları, ortam şartları veya zorluklar) bağlama eğilimidir.


Psikolog Julian Rotter tarafından geliştirilen Denetim Odağı Kuramı'na göre, insan zihni yaşadığı sonuçların kaynağını iki temel noktada arar: İçsel ve Dışsal.


Dışsal Denetim Odağına Sahip Bireylerin Temel Özellikleri

  • Sonuçları Dış Etkenlere Bağlama: Başarılı olduklarında bunu "şanslarına" veya "görevin kolay olmasına", başarısız olduklarında ise "kötü şansa", "şartların zorluğuna" veya "başkalarının engel olmasına" bağlarlar.

  • Düşük Öz-Yeterlilik: Kendi yeteneklerinin ve çabalarının hayatlarını değiştirmede yetersiz olduğuna inanma eğilimindedirler.

  • Pasiflik ve Çaresizlik: Olaylar üzerinde kontrol sahibi olmadıklarına inandıkları için proaktif adım atmakta zorlanırlar; genellikle durum kabullenici veya teslimiyetçi bir tutum sergilerler (Öğrenilmiş çaresizlik riski yüksektir).

  • Eleştiri ve Sorumluluktan Kaçınma: Olumsuz durumlar karşısında kendilerini suçlamak yerine dış faktörleri (sistemi, yöneticisini, ailesini) suçlama meyli gösterirler.


Özgürleşmenin Yolu: Kendi Odak Noktanı İnşa Etmek

Dışarıdan gelen tepkilerin olumlu ya da olumsuz olabileceğini, herkesin farklı bir zihin dünyası ve değer yargısı bulunduğunu kabul etmek, bir tür zihinsel bağışıklıktır.

Herkesi memnun etmeye çalışmak, hiçbir zaman ulaşılamayacak bir hedef uğruna kendini tüketmektir. Çünkü birinin "harika" dediğine başkası "gereksiz" diyebilir. Burada kırılma noktası şudur: Siz kendinizi nerede konumluyorsunuz?


İçsel denetim odağınızı güçlendirmek ve başkalarının görüşleri arasında kaybolmamak için şu farkındalıkları hayatınıza davet edebilirsiniz:


1.⁠ ⁠Niyetinizi Sorgulayın

Bir paylaşım yapmadan, bir karar almadan veya bir davranışta bulunmadan önce kendinize sorun: “Bunu gerçekten kendim rahat hissettiğim için mi yapıyorum, yoksa görünmek ve onay almak için mi?” Niyetiniz özifade olduğunda, gelecek yorumların dozu ne olursa olsun sarsılmazsınız.


2.⁠ ⁠Filtrelemeyi Öğrenin

Gelen her yorum, söyleyen kişinin iç dünyasının bir yansımasıdır. Birinin sizi eleştirmesi ya da övmesi, çoğunlukla sizin kim olduğunuzla değil; onun kendi beklentileri, o günkü ruh hali veya hayata bakışıyla ilgilidir. İnsanların fikirlerini dinleyin ama onları birer "yargıç" olarak kabul etmeyin.


3.⁠ ⁠Sorumluluk Alın ve Anı Yaşayın

Anı yaşamak yerine "anı sergilemeye" odaklandığımızda, deneyimin kendisinden koparız. Direksiyon sizde olduğunda, yaşadığınız anın tadını başkalarına kanıtlama ihtiyacı duymadan çıkarabilirsiniz.


Rüzgarın yönünü değiştiremezsiniz ama yelkenlerinizi nasıl ayarlayacağınız tamamen size bağlıdır. Dışarıdaki alkışlar da yuhalamalar da geçicidir. Günün sonunda baş başa kalacağınız tek kişi yine kendinizsiniz.

Kendi kendinize onay verebildiğiniz, kendinizi iyi ve rahat hissettiğiniz şekilde var olabildiğiniz zaman; dışarıdan gelen fırtınalar sadece yanınızdan esip geçen birer rüzgara dönüşür.

 
 

© 2025 Klinik Psikolog Şeymanur Ertürk. Tüm Hakları Saklıdır..

bottom of page